Bi' şeyler çılgın bi' şekilde değişiyo... Bu değişim tam anlamıyla bi' güven duygusu verirken, bir yandan da korkutuyo. Bunca karmaşayı aynı anda yaşamayalı olmuştu epey! Geçmiş ve gelecek arasına sıkıştığım birkaç günden ya da belki haftadan sonra, şimdi burdayım, şimdide!
Üzüldüğüm insanlar var geçmişte, birkaç tane. Bir yandan bir şekilde düzeltmek isterken geçmişi, bir yandan da dönmek istemiyorum geriye. Ben demez miydim hep; "Geçmişe mazi!" diye. Geçmeyince de geçmiyo işte; ama hayır. İnsan durmayı bilmeli öyle değil mi? Düzelmesi gerekiyosa bir şeylerin, bu kez ben gitmeden olsun. Bu kez geçmiş bana gelsin, geçmemişse madem. Eğer geçmişse de, evet, geçmişe mazi be canım!
Neresinden tutsan elinde kalır ya bazen, öyle oldu işte. Hatalarım yok demiyorum, insanım ki ben de, kimi zaman atom karınca sansam da kendimi, kimi zaman iyimserlik abidesine dönüşsem de, insanım ben neticesinde, kimi zaman kötü de olan.. Küçücük bi' şeyim de üstelik! Yorulabiliyorum ben de, neresinden tutsan elinde kalmalardan, bunu defalarca yaşamaktan. Düzelsin istiyorum bi' şeyler; ama olmayınca olmuyo işte. Zorlasan da, olmayası varsa bir şeyin olmuyo. Zorladıkça daha mı çok kırılıyo bilmiyorum. Ama belki de bozuk ama var olmasındansa, zorlayıp kırmak ve hiç olmaması daha iyidir. Bilmiyorum.
Bu aralar bilmediğim çokça şey de var işte böyle. Neydi dostluk? Arkadaşlık? Kardeşlik? Bilmiyorum mesela. Neydi karşılıksız vermek, anlamak, sevmek? Bilmiyorum.. Korkuyorum. Bir yandan da çok cesur hissediyorum kendimi, hayata dair hep olduğu gibi "güven" dolu hissediyorum; ama aynı zamanda delicesine korkuyorum. Huzurun en saf halini yaşarken kimi zaman, kimi anlarda da huzursuzluk denizinde buluyorum kendimi.
Nerde miyim şimdi? Bunu da bilmiyorum.
Evet, seviyorum. Belki de elimdeki tek bilinen budur.
"Sevgi" temelli bir hayat istiyorum. Her şeyin temelinde 'iyi niyet' olsun. İşte o zaman şahane olabilir her şey! Geçmiş zamanların birinde bir cin gelse ve üç dilek hakkı verse, dileklerimden biri "Herkes iyi niyetli olsun!" olur demiştim. Üstelik üç dileğimin sadece ikisini kullanacak kadar da kanaatkar biriydim o gece. Herkes iyi niyetli olsa, hiç kötülük kalmazdı belki dünyada?
Özlüyorum. Çocuk beni... Şımarık küçük kız sanıldığım o üniversitenin ilk yıllarını, daha saf zamanları..
Ve
"Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum."
Not: Eskilerden demişim bunu ben; ama nasıl da uymuş şimdiye de :) Hayat.
"Hayat yükselen bir daire,
Hep aynı yerlerden geçiyoruz,
Farklı yüksekliklerde."
Vardı di mi buna benzer bir şey?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder