27 Aralık 2016 Salı

"Ben Yanlış Gelmişim"

Oldukça sık yaşamaya başladığım bir duygudan bahsetmek istiyorum: "Ben yanlış gelmişim!"

Düzenli şeylerden sıkılırım ben. Aynı saatte  gidip geldiğim bir iş mesela, ya da sıradanlaşan günler... Monotonluk tonton bir şey değil benim gözümde, alışkanlıklardan doğan düzenli ve güvenli yaşam sıkıcı. Düzenli ve güvenli hatta "garanti" yaşam peşinde koşanların olduğu bir yerde yaşarken o çerçeveye girmedikçe de "ben yanlış gelmişim" hissini yaşamaya devam edeceğimi biliyorum.

Anlamlı gelmeyen bir işte sırf para kazanmak daha kötüsü daha çok para kazanmak için çalışmak, neden?

Bir diğer "ben yanlış gelmişim" hissi yaşatan yer de okul. Gitmeye devam ettiğim, daha önce de belirttiğim gibi yüksek ile taçlandırma yolunda ilerlediğim yer biricik okulum. Okulumu seviyorum; ama dayatılan şeyleri sevmiyorum. Zorunda olduğum için ilgimi çekmeyen bir alanda okuma yapmak ve sonra da o konuya dair bir şeyler yazmaya çalışmak bana anlamlı gelmiyor. Ya da durmaksızın okumak zorunda bırakılmak! Bana okuduklarımı anlama ve anlamlandırma zamanı tanımıyorlar. Okuduklarımı uygulamak, anlamlı bir şekilde hayatımda bir yerlere dahil etmek istiyorum ben. O kadar yoğun şeyler veriliyor ki, değil anlamlandırıp hayata geçirmek ve üzerine yeni şeyler eklemek, onları okuyacak zamanım bile olmuyor.

Okumayı seviyorum; ama not alabilmek için düşünmeye vakit bulmaksızın, körü körüne okumak ve eleştirel yaklaşamadan her okuduğuna inan biri olma yolunda ilerlemek, neden?

Bugün resmiyete dökmeye karar verdiğim bir "ben yanlış gelmişim" hissi de yaşadığım ev. Kesinlikle bu eve yanlış gelmişim ve en yakın zamanda da buradan uçabilmeyi diliyorum. Adeta tüm kiralarını ödeyen, gerektiği yerde ve zamanda temizlik ve yemek yapan, alışverişe giden bir misafir gibiyim evde. Bir karar alınırken bir kez bile bana danışılmadı şimdiye kadar (ki uzun zamandır bu evde yaşan bir bireyim, öyle sanıyorum yani kendimi) gelen misafir ya da biri olduğunda hiç haber verilmedi bana, hep eve geldiğimde ya da kapıyı açtığımda öğrendim gelen gideni. Ev üyelerinden bir yere giden gelen olduğunda haberim olmaz, olursa da bunu başkalarından öğrenirim genelde. Elbette aynı evde yaşıyoruz diye benimle de arkadaş olacak değiller, öyle bir gereklilik olmadığının farkındayım. Ama evin kirasını ödeyenlerden biri de bensem bazı şeyleri paylaşmamız da gerekmez mi? İşte "yanlış gelmişim" buraya da. Ve uzun süredir bunu hissettiğim halde de gitmiyor olmak benim hatam tabi ki.

Ben yanlış gelmişim cümleleri ile dolup taşan hayatımı kendimce iyi hissettiğim yöne yönlendirmem gerek, evet.

O zaman ne yapıyorum?


Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.