8 Ekim 2016 Cumartesi

olması gerektiği gibi. mi?

Pişmanlıklarımdan bahsetmek istiyorum. Ve inatla bunları sürdürüyor oluşumdan... Eğitim fakültesi mezunu, bir yılını atanabilmek için sınava ayırmış, işsiz, anlam sorgulamasından anlamasız çıkmış bir zavallıyım. Ve aynı bölümde yüksek lisansa başladım.

Acı kısmı ilk tercihim fizik öğretmenliği idi, hatta tek bile diyebiliriz. Ve öğretmen olmak, atanabilmek isteği ile dolu idim. Birilerinin hayatına dokunabilmek, yapabilirsem değiştirebilmek ve güzelleştirebilmek gibi hayallerim vardı. Oysa şimdi kendi hayatıma bile dokunamayacak kadar acizim ve kocaman bir mutsuzlukla doluyum. Evet, çokça kişi çabuk pes ettiğimi düşünebilir. Kimileri zaten bu konuda çaba harcamadığımdan, demek ki hak etmediğimden filan bahsedebilir size. Ama içeride işler öyle değil. İçimde kocaman pişmanlıklar, bir büyük umutsuzluk ve artık gelse dediğim ölüm arzusu var... 

Kaybedecek ya da kazanacak bir şeyim kalmamış gibiyim. Hep dediğim gibi, bugün ölsem üzülmem, aksine sanırım mücadele etmek ya da yaşamak zorunda kalmadığım için sevinirim bile. Ama yok, o konu bile istediğim gibi olmuyor ne yazık ki.

Hayattaki anlamı yitirdim. Anlam yoksa hiçbir şey yok demektir. 

Derken içimde bir umut. Tanrım yoksa deliriyor muyum? Yüksek lisans yeni bir başlangıç olabilir diyor içimdeki ses. Sana çok farklı kapılar açabilir. Hem insanların hayatına dokunmak için illa ki öğretmen olacaksın diye bir şart yok ki canım diyor sonra. Pekala farklı şeyler yaparak, farklı fırsatlarla da yapabilirsin bunu. 

Üniversite size meslek kazandırmaz, vizyon kazandırır. 

Durma diyor içime dolan umut, umut varsa her şey yoluna girer. Sen değil miydin, "... dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey!" cümlelerini çılgınlarcasına benimseyen. Durma o zaman, sev! diyor. Yaşama sevinci "olacak olan olur." rahatlığı ile doluyor içime. Tüm bunlar birden bire oluyor. 

Ve yankılanıyor içimde "her şey birden bire oldu!" dizeleri, müziği. 

Yoruluyorum. Bu ikilik beni yoruyor. Bu ani geçişteki en dip mutsuzluk/umutsuzluk ve çılgın umut! Biraz da korkuyor muyum kendimden ne? 

Sonra pizza yiyorum ve duruluyor iç dünyam. Uçurum kenarında dolaşırken anlık delilikle atladığımda hiç beklemediğim zamanda açılan paraşüt gibisin pizza. 




2 yorum:

  1. Neden aynı hep duygular???..

    YanıtlaSil
  2. Aynı ve farklı! Bir bakıyorum dip bir bakıyorum zirve! Hayat da bu değil mi zaten? Yaşamak dediğin bir lunapark; bazen aynı yerde dönüp duran, inen çıkan bir dönme dolap...

    YanıtlaSil