12 Ekim 2016 Çarşamba

silen beyin .)

Beynimin bu huyunu seviyorum. Bazen beni gereksiz aynılıklara sürüklese de, hafifleten de bir şey beni.

Silen beyin benimki. Geçmişte sorun yaşadığım insanlara karşı uzun süreli küslük durumu koruyamıyorum ya da kin tutamıyorum. Halbuse haksızlık olaylarında çılgın sinirlenir ve haksızlık eden kişiyi ettiğine pişman edesim gelir. Yaparım da o anda, maille ya da oradan buradan şikayet ve geri bildirim konusunda kendimi aştım hatta şu sıra. Kin tutabilen biriyim de sanıyordum kendimi aslında. Ama bir kişi ile aramda yaşanan olumsuz bir ey varsa onu beynimin sildiğini fark ettim. Misal biri ile çok büyük sorunlar yaşadık, zamanında çok da kırılıp üzüldüm ama beyin onları depolamamış. Birçoklarının rahatça yaptığı yok sayıp yüzüne bakmamak ya da ne bileyim her yerden silip engellemek yapabildiğim şeyler olamamış. Bunu fark etmek beni çılgın hafifletti.

"Ulen beynim, seviyorum seni, bu ne tatlı huzur ve hafiflik bana bahşettiğin!" dedim ve o insana içimden geçmişe mazi deyip bisküvi uzattım gülümseyerek. Yaptım bunu, çok da iyi geldi bana =) Bir daha o kadar güvenmek ya da inanmak değil o insana ama var ya sonuçta, sevmek lazım, böyle böyle güzelleşecek dünya!

Öyle işte, benim o anda elimde bisküvi vardı; ama siz yapın kurabiyenizi ve çıkın paylaşın onu. Sırf var olduğu için gülümseyin ve uzatın birilerine. İyi gelecek size de. İlla küs olduklarınızı bulmanıza gerek yok, parkta oturan yaşlı amca-teyze, ortalıkta koşuşturan çocuklar ya da marketteki kasiyer... Paylaşın!

Öyle şeyler... Kahvemi "silen beyin" şerefine kaldırıyorum!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder