24 Haziran 2016 Cuma

kendime not.

Sevgili kendim,

Öncelikle, henüz tombullaşma çabasında olduğunu unutma kendini olmuş bir tombulruh sanma. Alabildiğini aldıkça daha fazla alabildiğini göreceksin, şaşırma.

En birincisi, sev! Çok sev, hayattaki en değişmez şeyin sevgi olsun. Ayrım yapmadan sev, herkesi her şeyi sev! Ne demiş Nazım Hikmet:  "İnsanlarımı seviyorum. Bütün zaafları ve kepazeliklerine rağmen onlara güveniyorum.” Sen de sev!

En sonunda elinde kalacak olan şey: Hiçbir şey. Şu an ölsen mesela, elinde olan bir hiçlik olacak. Geride kalanların elinde olacak anılar, yazılar, şunlar bunlar.. O yüzden almaya değil, vermeye bak. Her tartışmada ya da ayrılma anında bunu hatırla: Senin değil, onların elinde kalacak bir şeyler. Ne bırakmak istersin geride? Buna göre yaşa.

Bir türlü edinemediğin erken kalkma huyunu edin. Daha çok an yakalayabilir ve daha lezzetli yaşayabilirsin böylece.

Yaşamak demişken, zamanı öldürmeyi bir kenara bırakmayı da öğren. Alışkanlıklarını değiştir. Mesela daha az yap boş izlemelerini ve daha az zaman geçir telefonunla. Geçirdiğin zamanı kaliteli yaşamayı bil.

Daha çok hareket etsen çok şahane olur. Yıllar sonra ağrılı bacaklar, kıpırdamaya korkan bir bel istemezsin. Çünkü olur da 101 yaşına kadar yaşarsan gerçekten; evet, gezerek yaşamalı ve hoplaya zıplaya ölmelisin.

Olaylar karşısında karamsar olmak ve beklemek yerine "harekete geç!" Çünkü şikayet ederken boş boş durduğun sürece hiçbir şey değişmeyecek. Farklı şeyler dene, elinde patlasın boşver sen yine de dene. Farklı şeyler denemekten korkma.  Aynı noktaya çıkacak olsa bile, olsun, sen bir şeyler yap. Boş boş durakta "otobüs de gelmedi." diye söylenmek yerine diğer seçenekleri değerlendirmek gibi düşün bunu. Aynı saatte evde olsan bile, en azından daha çok hareket etmiş, daha çok an yakalamış ve daha az söylenerek enerjini daha olumlu kullanmış böylece daha huzurlu, mutlu olmuş olursun.

Bazen bunu unuttuğunu görüyorum, unutma: Hayat sana daima senin için en iyi olanı sunuyor. Üst üste gelince tuttuğun her dal kırılmış elinde kalmış gibi olabilir, bunu olumsuz görme. Farklı şekilde bakmayı dene. Belki de gerekli olan bir yerlere asılı bir dal değil de, ilerlerken yolunda kullanışlı olacak bir sopadır.

Şimdilik bu kadar olsun bakalım. Bunları hayatında ilke haline getirene kadar her sabah bunları okuyarak güne başla, ilaveler oldukça yazarsın bize sevgili ben. Öpüyorum yanaklarından.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder