26 Ekim 2015 Pazartesi

Tembelliğe Mektup

Sevgili tembellik,

Sana bu mektubu yazmaya karar verdim çünkü birbirimizi daha yakından tanımamızın vaktidir diye düşünüyorum, bilirsin bunun en iyi yollarından birinin mektup olduğuna inanır ve ayrıca mektubu çok da severim. Uzun zamandır birlikteyiz, peki mutlu muyuz?

Beni çok sevdin biliyorum, gidemeyişin bundan.. Yalan yok, her yerden kovulsak da, artık sevilmeyecek olsak da, üzülecek ve hatta üzecek olsak da doğruyu söylemeye söz verdik çünkü. Evet yalan yok, ben de seni çok sevdim. İyisin hoşsun; ama boşsun be sevgili tembellik! Her geçen gün boşlaştığımı hissediyorum ve bu artık benim canımı sıkmaya başladı. İlişkimizi sorgulamaya ve bir karar vermeye yöneltti beni bu sıkkınlık ve bıkkınlık. Böyle devam edemeyeceğine karar verdim.

Birlikteyiz ama birbirimize hiçbir şey katmıyoruz. Bunun nesi birliktelik ki o zaman? Sen bana alıştın ben de sana, hepsi bu. Güvenli bölgeden ayrılmama isteği sadece sana duyduğum şey, ötesi değil. Bunu anladım ve meraklı, maceracı yönüme gitmeye karar verdim. Seni terk ediyorum!

Seninle olduğumdan beri monoton ama hiç de tonton olmayan bir hayata adım adım bağımlı hale geldiğimi fark ettim. Uzunca zamandır sabah yürüyüşü/koşusu yapmıyor ya da geceleri "Şu sayfayı da okuyayım da sonra uyurum." diye kendimi kandırıp kitap okuyarak sabahlamıyorum. Eskiden 4-5 kitabı aynı anda okuyan ben, uzunca süre aynı kitabı okur gibi yapar hale geldim.

Hayallerim, hedeflerim uğruna yatmaktan başka bir şey yapmayan biri olmak?! Onları yaşamak yerine sadece anlatmak, ne zamandan beri benim özelliğim oldu? Bilmiyorum. Ama bu halimi sevmedim, sevmiyorum ve sevmeyeceğim. Üzgünüm, artık gitmeliyim senden.

Buna daha çok yazmak da dahil, mektup almaya bayılıyorum. Bunun için benim de yazmam gerekmez mi? Vermeden almak değil almadan vermekti benim hayatta her şeye olan tutumum, sen geldiğinden beri bunu da unuttum. Bana giderek çokça şeyi unutturduğunu da fark ettiğimi söylemedim değil mi sevgili tembellik? Oysa en sevmediğim, istemediğimdi unutmak. Küçük Prens'in dediği gibi, asıl mesele ya da korkulacak olan büyümek değil, büyürken unutmaktı, ve ben seninle unutkanlığın pençesine düştüm.

(Senden ne kadar çok ayrılmak istediğimi, sana yazdığım mektubu yarıda bırakıp gece yürüyüşüne çıkmış olmamdan da anlayabilirsin aslında.)

Evet, ayrılık vakti sevgili tembellik.

Ben şu 'an'dan itibaren her anımı daha farkında yaşamaya gidiyorum. Daha hareketli ve benli bir hayata adım atıyorum senden uzaklaşırken. Sadece hayal kurduğum ve hayallerimi sadece anlattığım değil, hayallerimi yaşamıma kattığım bir hayata gidiyorum.

Senden ayrılıyorum sevgili tembellik, seni terk ediyorum. Çünkü ben yaşama aşığım. Düşlerle dopdolu ve her anı anlamlı bir yaşam benim arzu ettiğim.

Ayrılırken senden, teşekkür ederim; bana çokça şeyi fark ettirdiğin için. Ya da tembellik hakkımı kullandığımda, uzun süreli tembellik durumunda olacakları bana her detayı ile yaşattığın için.

Hoşçakal.

Sevgiler,

Tembelliktenzayıflayanhattazafiyetgeçirmekteolanruhunubeslemeyekararlıeskiarkadaşıntombulruh


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder